Geri Dön   Amaney.com > Eğlence / Genel > Serbest Alan

Türkçe'den utananlar

Serbest Alan bölümündeki Türkçe'den utananlar başlıklı konuya bakıyorsunuz; Bazen yazdığınız bir yazının nasıl bir etki yapacağını önceden kestiremiyorsunuz. Sizi çok rahatsız eden bir konuya değiniyorsunuz. Ancak küçük bir kesimi ilgilendireceğini düşündüğünüz halde, yazmadan edemiyorsunuz. Ama yazının yayımlanmasıyla birlikte, ...


Yeni Konu Aç Cevapla
Yayınlayan: Parrabola | Gösterim: 385 | Cevap: 24  
LinkBack Konu Seçenekleri Konu Görünümü

Eski 16.06.2010, 18:49 Türkçe'den utananlar              #1
Binbaşı
Üyenin avatarı (Parrabola)
Bilgiler
 İsim: Toprak Elif
 Şehir: İstanbul
 Mesajlar: 1,751
 Teşekkür: 666
 Üye No: 19970
Türkçe'den utananlar

Bazen yazdığınız bir yazının nasıl bir etki yapacağını önceden kestiremiyorsunuz. Sizi çok rahatsız eden bir konuya değiniyorsunuz. Ancak küçük bir kesimi ilgilendireceğini düşündüğünüz halde, yazmadan edemiyorsunuz. Ama yazının yayımlanmasıyla birlikte, başlıyor telefonlar.
Hem memnun oluyorsunuz, hem de konunun sizin düşündüğünüzün çok ötesinde önem taşıdığını kavrıyorsunuz.

Meğer pek çok kişi, içindeki kızgınlığı boşaltmak, tepkisini dile getirmek için bir kıvılcım bekliyormuş. Birilerinin bazı şeyleri yüksek sesle söylemesi gerekiyormuş.

Türkçe'den utananları "aşağılık duygusu"na bağladığım yazı bunlardan birisiydi. O kadar çok destekleyici tepki geldi ki, ilk fırsatta konuya yeniden dönmeye karar vermek zorunda kaldım.

* * *
Duygularını ilk dile getirenlerden birisi, eski bakanlardan Sayın İhsan Topaloğlu idi:

- Mantık dışı bir biçimde, yabancı sözcük hayranlığı var. Bakıyorsunuz, savaş uçaklarımız günde şu kadar "sorti" yapmışlar. Neden "çıkış" yapmıyorlar da "sorti" yapıyorlar?

Niçin "özel tim" olup da "özel takım" olmadığı da sorulabilir tabii.
Emekli büyükelçilerden Sayın Cahit Tayra da bir zamanlar taksilerin üzerine "Taxi" yazılmasını engellemek için nasıl uğraş verdiğini anlattı. Ve ekledi:

- Adam "Hotel Capri" diye tabela asıyor. İtalyanlar için hiç ilginç değil. Diğer yabancı turistler de zaten isteseler İtalya'ya giderlerdi. Örneğin "Menekşe Oteli" dese, yabancılar için çok daha ilginç olacak!...

Birkaç günlük tatil için İtalya'ya gitseniz, İstanbul Oteli'nde kalıp Adana kebap mı yemek istersiniz?

* * *

Yıllar önce, "spor basını" ile ilgili bir seminerde, Kahraman Bapçum ile yanyana oturuyorduk. "Futbol sezonu", "basketbol sezonu" gibi sözler o kadar sık geçiyordu ki, dayanamayıp söylendim:

- Ne demek "sezon"?

Bu sözcüğe Sayın Bapçum da öylesine alışmıştı ki, birden amacımı kestiremeyip "sezon"un ne demek olduğunu anlatmaya koyuldu. "Futbol mevsimi" demek varken "futbol sezonu" demenin gerekçesini bulması ise zaten olanaksızdı.

Başta Sayın Özal ve hatta Sayın Demirel olmak üzere, devletimizin bazı büyüklerini TV'de dinlerken, sözlerini sürekli olarak kafamda Türkçe'ye çevirmekten yorgun düşüyorum.

Niçin "Kürt gerçeği" değil de "Kürt realitesi"?
Niçin "bütünleşme" değil de "entegrasyon"?
Niçin "ayrıntı" değil de "detay"?
Niçin "kafa yapısı" değil de "mantalite"?

Ve niçin, yabancı dili çok iyi konuşan Sayın Ecevit yabancı sözcükler kullanmıyor da, bildikleri yabancı dil ile ancak kahve sohbeti yapabilecek durumdaki "milliyetçi" ( ! ) büyüklerimiz, her tümcenin içine birkaç tane yabancı sözcük sokmak gereğini duyuyorlar? Bilinç altlarında bir sıkıntıları mı var?

Ne kadar derin birikimleri olduğunu kanıtlamak gereksinmesi içindeler mi? Halkın anlayabileceği bir dil kullansalar, önemlerini yitireceklerinden mi korkuyorlar?

* * *

Yıllar önce, Meclis kürsüsünde, hakkımda verilen gensoru önergesine karşı savunma yapıyordum. Bir ara "eşgüdüm" ve "sav" sözcüklerini kullanınca, muhalefet sıralarından bağrışmalar geldi:

- Ne demek "eşgüdüm", ne demek "sav"? Türk köylüsü anlar mı?

Gülümsemeden kendimi alamadım:

- Herhalde haklısınız dedim, "koordinasyon" ve "tez" deseydim Türk köylüsü daha iyi anlardı ( ! )...

Galiba gerçekten de haklı olan onlardı. Bakın bazı yeni binaların kapılarında artık "pull" ve "push" yazıyor. Köylümüz kente geldiğinde yadırgamasın diye olacak ( ! )...

Bakıyorum da, halk gene "perhiz" yapıyor; okumuşlarımız ( ! ) ise aşama yapmışlar "diyet" uyguluyorlar.

Biz, çocukken "cankurtaran"ların "canavar düdükleri"ni duyardık. Şimdi "ambulans"lar "siren" çalıyor.

Dergilerimiz "özel haber" yerine "exclusive" olanını tercih ediyorlar. TV'lerimiz "talk show" yaparak Amerika'yı yakalama peşindeler.

Bir zamanlar Münir Nurettin gibi, Lefter gibi "büyük yıldız"larımız vardı. Oysa şimdilerde çağdaş uygarlık düzeyine ulaştığımız için, harıl harıl "süper star"lar yetiştirmekle uğraşıyoruz.

Bakkallarımız bile "market" oldu; "şenlik"lerimiz ise "festival"...
Artık yabancılar Türkiye'de yabancılık çekmeyebilirler; ama Türk insanı Türkiye'de yabancılık çekmeye başladı...

Aşağılık duygusunun ürünü bir "yaranma içgüdüsü" bizi Batı'ya yaklaştırmıyor, uzaklaştırıyor...

Tıpkı, "Tanrı uludur, Tanrı'dan başka yoktur tapacak!" tümceleri ile sabah uykumun arasında bana bir başka huzur veren müezzin sesinin yerini, hoparlörlerden gümbür gümbür yayılan Arapça tümceler alınca, Tanrı'ya daha yaklaşacağımıza uzaklaştığımız gibi...


Kaynak : A.Taner KIŞLALI - Cumhuriyet, 29 Kasım 1992 ( Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği )
__________________

Sen, demiş iskender
Sen, dile benden ne dilersen
Dile benden ne dilersen
Ben, Dünyanın hakimi büyük iskender
Diyojen, Şöyle bir bakmış
Kafasını, kaldırmış
İskenderi süzmüş
Süzmüş, süzmüş, süzmüş, süzmüş, süzmüş
Demiş ki
Gölge etme
Başka ihsan istemem


"Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum."




Eski 16.06.2010, 19:28               #2
Teğmen
Üyenin avatarı (Masquerade~)
Bilgiler
 İsim: Bellatrix
 Şehir: İzmir
 Mesajlar: 453
 Teşekkür: 45
 Üye No: 39576
Hayatımda okuduğum en güzel yazılardan biriydi. Geçilcek gibi değil ama bunları da geçtim, bir de benim yaşımdaki çoğu kişinin konuşurken teşekkür ederim yerine ''thank you '' gibi gereksizce ve kendini rezil edecek sözcükler kullanması beni deli ediyor.''Ulan çok biliyorsan ingilizce sınavında yap'' diyesi geliyor insanın, ingilizcesi de 1 , orası ayrı tabii.
__________________
Tired of lying in the sunshine staying home to watch the rain
You are young and life is long and there is time to kill today
And then the one day you find ten years have got behind you
No one told you when to run, you missed the starting gun
~

Eski 19.06.2010, 11:26               #3
Binbaşı
Üyenin avatarı (man in black)
Bilgiler
 İsim: mehmet
 Şehir: İstanbul
 Mesajlar: 1,948
 Teşekkür: 0
 Üye No: 41997
ben de beğendim..
__________________
hayat bir alış-veriştir ,, vermeye alışmak lazım...!

Eski 19.06.2010, 13:10               #4
Drama Queen
Üyenin avatarı (Clementine)
Bilgiler
 İsim: иіʟ
 Şehir: İzmir
 Mesajlar: 4,966
 Teşekkür: 3762
 Üye No: 4989
Samimi bir yazı olduğuna inanmıyorum. Yazan abartmış...
__________________



I'm a whisper in water.
A secret for you to hear...


















Eski 19.06.2010, 13:14               #5
cAv
Onbaşı
Üyenin avatarı (cAv)
Bilgiler
 Şehir: NH
 Mesajlar: 152
 Teşekkür: 14
 Üye No: 42304
güzel yazı olmuş.televizyon programlarında tartışmaları izlerken deli eder beni bu sözler

hatırladıklarımdan siyaset meydannda adamın biri ''bu o kadar komplike degildir yani cok karışık bişey degldir'' diyor..ben evde koltugumda delleniyorum tabi.ulan sanki acıklama yapıyorsun 2 si de aynı anlamda zaten önce ingilizcesini söyleyip artistlik yapıyor ardından türkcesiyle anlatmak istedigine geliyor..

bunun gibi daha niceleri..
__________________
Umarım ki sınırı gecebilirim
Umarım ki arkadaşımı görüp elini sıkabilirim
Umarım pasifik rüyalarımdaki kadar Mavidir

''ReD''

Eski 19.06.2010, 13:27               #6
Binbaşı
Üyenin avatarı (man in black)
Bilgiler
 İsim: mehmet
 Şehir: İstanbul
 Mesajlar: 1,948
 Teşekkür: 0
 Üye No: 41997
eğer 92 yılında yazıldıysa ve A.Taner Kışlalı yazdıysa bence samimi bir yazıdır... eskiden herşey daha güzeldi...
__________________
hayat bir alış-veriştir ,, vermeye alışmak lazım...!

Eski 19.06.2010, 13:47               #7
Drama Queen
Üyenin avatarı (Clementine)
Bilgiler
 İsim: иіʟ
 Şehir: İzmir
 Mesajlar: 4,966
 Teşekkür: 3762
 Üye No: 4989
Son paragrafında samimi olmadığını göstermiş. Türkçe ezan diye bişey olamaz.
__________________



I'm a whisper in water.
A secret for you to hear...


















Eski 19.06.2010, 13:56               #8
Binbaşı
Üyenin avatarı (man in black)
Bilgiler
 İsim: mehmet
 Şehir: İstanbul
 Mesajlar: 1,948
 Teşekkür: 0
 Üye No: 41997
neden olamaz ? konuyu dağıtıcağım birazcık ama müslümanlığı arapçaya indirgemek , ne kadar sağlıklı ki
__________________
hayat bir alış-veriştir ,, vermeye alışmak lazım...!

Eski 19.06.2010, 14:16               #9
Drama Queen
Üyenin avatarı (Clementine)
Bilgiler
 İsim: иіʟ
 Şehir: İzmir
 Mesajlar: 4,966
 Teşekkür: 3762
 Üye No: 4989
Ben burda ezandan bahsediyorum. Arapça ezan Türk kültüründe Türkler islamiyete girdiğinden beri vardır. Türklerin benliğinde de Arapça ezan vardır. Allah'u Ekber Tanrı Uludur diye çevrilirse ben buna gülerim çünkü Arapça farklı manalar içeren bi dildir.

__________________



I'm a whisper in water.
A secret for you to hear...


















Eski 19.06.2010, 14:17               #10
cAv
Onbaşı
Üyenin avatarı (cAv)
Bilgiler
 Şehir: NH
 Mesajlar: 152
 Teşekkür: 14
 Üye No: 42304
Clementine adlı kişiden alıntıdır. Mesajı Göster
Son paragrafında samimi olmadığını göstermiş. Türkçe ezan diye bişey olamaz.
dogru diyorsun yazının tamamı degil ama Türkce ezan konusunda abartmış
__________________
Umarım ki sınırı gecebilirim
Umarım ki arkadaşımı görüp elini sıkabilirim
Umarım pasifik rüyalarımdaki kadar Mavidir

''ReD''
Yeni Konu Aç Cevapla

Konu Seçenekleri
Konu Görünümü

Forumumuzdaki Bu Konuya Benzer Diğer Konular
Konu Konuyu Açan Bölüm Cevap Son Mesaj
Arap basını: "İsrail sadece Türkçe'den anlıyor" -Invisible- Amaney Haber Ajansı (AHA) 0 14.01.2010 23:38


Forum Saati: 16:53

vBulletin® 3.8.5 versiyonuyla tasarlanmıştır.
Yazılım hakkı Jelsoft Enterprises'a aittir ©2000-2010.